
Biliyor musunuz, bazen bir nesne bir dünyayı değiştirebilir? İşte o nesne, o hayat kurtaran, o iç ısıtan şey; benim için, Büyük Pembe Peluş Ayıcıktı. Belki size de benzer bir şey olmuştur, kim bilir?
Onu ilk gördüğümde, vitrinde, diğer oyuncakların arasında öylece duruyordu. Pembe, kocaman, tüylü... Sanki bana Beni al, beni sev diyordu. O an karar verdim, o benim olmalıydı. Ve oldu da.
Büyük Pembe Peluş Ayıcık, sadece bir oyuncak değildi. O benim sırdaşım, en yakın arkadaşım, geceleri uyurken yanımda hissettiğim güven duygusu oldu. Onunla dertleşir, ona kitap okur, en komik şakalarımı ona anlatırdım. O hep dinlerdi, yargılamadan, sorgulamadan.
Düşünsenize, o koskocaman, pembe haliyle, tüm negatif enerjiyi emiyordu sanki. Kötü bir gün geçirdiğimde, ona sarılır, kokusunu içime çekerdim. Anında her şey daha iyi olurdu. Bir nevi, benim kişisel terapi seansımdı.
Bazen düşünüyorum da, acaba diğer çocukların da böyle özel oyuncakları var mıdır? Onlar da benim gibi, çiçek siparişi verirken bile o ayıcıklarını düşünüyorlar mıdır? Belki de, o oyuncaklar, biz büyüdükçe içimizde sakladığımız o çocuksu yanı temsil ediyordur. Kim bilir?
Öyle zamanlar oldu ki, Büyük Pembe Peluş Ayıcıkı yanıma alıp Osmaniye çiçekçi dükkanlarını gezdim. Ona hangi çiçeği beğendiğini sordum. Tabii ki cevap vermedi, ama ben onun hissettiğini biliyordum. Sanki o da, çiçeklerin o mis kokusundan, o canlı renklerinden etkileniyordu.
Evet, belki size garip gelebilir, bir oyuncakla bu kadar bağ kurmak. Ama inanın bana, Büyük Pembe Peluş Ayıcık benim için çok daha fazlasıydı. O, çocukluğumun en güzel hatıralarından biri, kalbimde her zaman özel bir yeri olacak. Ve kim bilir, belki bir gün, onu kendi çocuğuma miras bırakırım. Ona da benim gibi, hayatı sevmesi için ilham verir.